En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur.
Ama bunun en büyük budalalığımız olduğunu da söyleyebiliriz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez.
Özgürlük yalnız kalabilmeye denir. İnsanlardan uzaklaşabiliyorsan, onlara hiçbir muhtaçlığın, paraya ihtiyacın, sürüye uyma içgüdün, aşka, şana şöhrete hevesin ya da merakın yoksa özgürsündür; bunların hepsi sadece yalnızlıktan ve sessizlikten beslenir.
Yalnız yaşayamıyorsan doğuştan kölesin demektir. Ruhen ya da zihnen en yüce mertebelere ulaşmış olabilirsin: soylu bir kölesin öyleyse ya da zeki bir uşak; ama özgür değilsin.
"Rol aldığım oyun ve filmlerin bazılarının konusu ilginç olabiliyordu, ama oyunculuğun kendisi beni pek fazla ilgilendirmiyor doğrusu. Bunu rağmen bazı mesleklere göre avantajlı taraflarının olduğunu da söylemeliyim. Hayatımı emlakçılık veya avukatlık yaparak geçirmeyi istemezdim. Sabah dokuzda gidip, akşam beşte döneceğim bir işe tahammül edebileceğimi de pek sanmıyorum. Disiplin altına girip de başka başka insanlara karşı sorumluluk taşıyacağım ortamlarda çalışmayı becerebilecek bir tip değilim. Fakat stüdyoların oyunculuğa verdikleri para, yerleri süpürenlere verilenle aynı olsaydı yerleri süpürmeyi tercih ederdim." (Marlon Brando, Annemin Öğrettiği Şarkılar)
“İnsanlar çoğu zaman dış koşulların onları mutsuz ettiğini düşünür; oysa mutsuzluk, ruhun kendi düzenini kaybetmesinden doğar. Kendi özüne dönen ve aklını rehber edinen kişi, talihin değişimlerinden etkilenmez.” (Boethius, Felsefenin Tesellisi)
Bir siyasetçinin ilgi alanlarından biri de halkını fakir bırakmaktır. Böylece insanlar günlük yaşamlarında ki koşturmayla o kadar meşgul olur ki, düşünmeye vakitleri olmaz..